Bir bağ-bahçede budama yapılmaz ise ağaçlar çalı çırpı haline gelir. Tarlada çapalama yapılmaz ise tarlayı asalak bitkiler sarar. Hayvancılıkta özellikli olanlar ile olmayanlar ayrılmaz ise ırk ıslah edilemez. Bu örnekler çoğaltılabilir. Görülüyor ki üretimde verimliliğin şartlarından biri de “ayıklama/eleme”dir.
Eğitim sisteminde de durum aynıdır. Burada da ayıklama/eleme yöntemi bir şekilde uygulanmaktadır. “Sınıfta kalma-geçme” uygulaması bunun karşılığıdır. Ancak uygulamanın beklenen amacı tam olarak gerçekleştirdiği söylenemez. Önümüzde disiplinsizlik gibi devasa bir mesele vardır. Disiplinsizlik doğrudan doğruya eğitimin kalitesini etkileyen etkenlerden biridir. Acaba bu durum niçin ortaya çıkıyor? Bunun sebebi “ayıklama/eleme” sisteminin tam olarak uygulanamamasıdır. Buradaki eksiklik başarısız öğrencinin sınıfta bırakılmasıdır. Başarısız öğrenciyi sınıfta bırakmak onu başarı yoluna sokmakta yeterli olamamaktadır. Onu, başarabileceği başka bir tür okula göndermek ile de desteklemek gerekmektedir. Çünkü mevcut durumda “sınıfta kalmak” da “sınıfı geçmek” de okulda kalmak demektir.
Eğitimin kalitesi için başarılı olan ile başarısız olanı ayırmak/elemek gerekir. “Sınıfta kalmak-geçmek” sistemi başarılı ve başarısız öğrenciyi aynı sınıftan ayırırken aynı okulda bırakmaktadır. Bu durumda eğitimden beklenen verim alınamamaktadır.
Sınıfta kalan fakat aynı okulda eğitime devam eden öğrenciler okulda disiplin probleminin de önemli etkenlerinden biridir. Şiddet vb. olumsuzlukların da önemli ölçüde buradan kaynaklandığı söylenebilir.
O halde çözüm başarısız öğrenciyi okuldan ayırmak ama onu eğitimin dışına atmayıp başarabileceği türden bir okula göndermek olmalıdır. Kısaca “sınıfta kalmak-geçmek” sistemi kaldırılmalı yerine “okulda kalmak-kalamamak” sistemi getirilmelidir.
Bu sistemde öğrenci bir eğitim yılının sonunda başarılı ise sınıfını da geçmiş olacak sonuçta okulunda kalma hakkını kazanmış olacaktır. Başarısız öğrenci ise sınıfta kalmayacağına göre okulda da kalamayacaktır. Bu durumda şu soru ortaya çıkıyor: Öğrenci bundan sonra eğitimine nerede devam edecektir?
Bunun için, okullar türlerine göre Fen Liseleri, Anadolu Liseleri, İmam-Hatip Liseleri ve Meslek Liseleri olarak sıralanmalıdır. Başarısız öğrenci kendi okulunun altındaki okullardan dilediğinde eğitimine devam eder. En alt kademedeki meslek lisesinde de başarısız olan öğrenciler için “Pratik Meslek Liseleri” açılır. Bu okullar meslek kazandıran işletmeler niteliğinde olacağı için buralarda başarısızlık söz konusu olamayacak, öğrenci her hâlükârda bir meslek edinecektir.
Böyle bir durum ile karşılaşacağını bilen aile çocuğu ile gerektiği gibi ilgilenecek; öğrenci de kendine bir çeki düzen verecek kolay kolay disiplinsizliğe cesaret edemeyecektir. Böylece eğitim sisteminin olmaz ise olmaz şartı olan disiplinin tekrar tesisine zemin hazırlanmış olur. Disiplin gelince öğretmene ve okul idaresine saygı ve sevgiyi de geri getirir. Toplumun ve devletin temel direği olan verimli eğitim sisteminin yolu açılmış olur.
Son olarak ifade edelim ki eğitim sistemimizde varlığını sürdürebilecek her sorun ülke olarak beka sorunu olabilecek durumların önemli bir parçası olmaya devam edecektir.
