Geçtiğimiz günlerde bir telefon aldım.
“Dedemin evi var, satacağız. Konum merkezi.”
İlk bakışta normal bir satış görüşmesi gibi görünüyordu. Ancak işin aslı çok farklıydı: Dolandırıcı önce mülk sahibini ikna etmeye çalışmış, kendini polis olarak tanıtarak korku ve panik yaratmış.
Ardından bana ulaştı ve kendini torunu olarak gösterdi. Ben ise emlakçı olarak işlem güvenliği için kimlik bilgilerini talep ettim. Göndermemesi ve bazı tutarsızlıklar beni hemen şüpheye düşürdü.
Sorgulama ve Yüz Yüze Görüşme
Şüphelerimden sonra mülk sahibine yüz yüze görüşmeye gittim.
Adım adım sorguladım:
“Gerçek torun kim?”
“Evi neden satıyorsunuz?”
“Kimlik bilgilerini paylaşabiliyor musunuz?”
Bu süreçte mülk sahibi, dolandırıcılığın nasıl çalıştığını anlamaya başladı. Kendisini korkutan senaryonun detaylarını anlattım.
Böylece hem mülk sahibini hem kendimi büyük bir suça karışmaktan kurtarmış olduk.
Uyarı ve Ders
Hiçbir polis veya resmi kurum telefonla ev satışı talimatı vermez.
Aynı kişi farklı roller üstlenip sizi korkutuyorsa, bu kesinlikle dolandırıcılıktır.
Panik + gizlilik + acele = kırmızı alarm.
Gayrimenkul birikimdir. Yılların emeğidir.
Bazen en doğru danışmanlık, o mülkü satmamak ve süreci durdurmaktır.
Bir adım geri durmak, yüz yüze teyit etmek ve doğru soruları sormak, milyonluk bir kaybı ve hukuki riski engeller.
