Eylül ayıyla birlikte gayrimenkul piyasasında hareketlilik yeniden gündeme geliyor. Geçtiğimiz yılın satış verileri de sonbahar aylarında piyasadaki hareketliliğin arttığını gösteriyor. 2025 Eylül ayında Türkiye genelinde 150 bin 657 konut satılırken, bu rakam ağustos ayına göre yaklaşık yüzde 5 daha yüksekti.
Peki bu yıl konut fiyatları gerçekten düşüyor mu?
Aslında bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü bugün piyasada ilan fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatları arasında ciddi farklar görülebiliyor.
Özellikle satıcıların geçmişteki satış fiyatlarını baz alarak belirlediği yüksek rakamlar, doğru alıcıya ulaşmayı zorlaştırıyor. İlan uzun süre bekledikçe de fiyatın yeniden değerlendirilmesi kaçınılmaz hale geliyor.
Alıcı tarafında ise farklı bir durum var. “Biraz daha beklersem fiyatlar düşer” düşüncesiyle kararını sürekli erteleyenler bulunuyor. Oysa doğru fiyatlanmış, konumu ve özellikleri iyi olan bir konutta her zaman beklemek avantaj sağlamayabiliyor.
Burada önemli olan sadece evin fiyatına bakmak değil. Evin bulunduğu bölge, kira getirisi, binanın yaşı, deprem güvenliği, aidatı, tapu durumu ve ulaşım imkanları birlikte değerlendirilmelidir.
Bugün gayrimenkul piyasasında artık “Ne kadar pahalı?” sorusundan çok, “Bu ev bu fiyatı hak ediyor mu?” sorusu önem kazanıyor.
Eylül ayı itibarıyla piyasada hareketlilik yeniden artarken, önümüzdeki dönemde satış rakamlarının nasıl şekilleneceğini hep birlikte göreceğiz. Gayrimenkulde kazandıran ise acele karar vermek değil; doğru fiyatı, doğru lokasyonu ve doğru zamanı değerlendirmek.
