CHP GEBZE KURULTAY DELEGELERİ DEKLARASYON YAYINLADI

Siyaset 25.05.2026 - 13:44, Güncelleme: 25.05.2026 - 14:29
 

CHP GEBZE KURULTAY DELEGELERİ DEKLARASYON YAYINLADI

KOCAELİ HABERİ
Bugün ülkemizin ve siyasal mücadelemizin içinden geçtiği tarihsel süreçte halkın iradesini,  örgütün emeğini, demokratik siyasetin meşruiyetini hedef alan sistematik müdahalelere karşı sessiz kalmayacağımızı ifade ediyoruz. Partimizin  kurumsal kimliğini, örgütsel onurunu ve halk nezdindeki siyasal sorumluluğunu koruma iradesi ile HALKIN DEĞİŞİM UMUDU İÇİN  sözüm var.  Çünkü biliyoruz ki;   BİR LİDERE YÖNELEN SALDIRI YALNIZCA KİŞİYİ DEĞİL, BİR FİKRİ HEDEF ALIR. MESELE YALNIZ GENEL BAŞKANIMIZ DEĞİL, TESLİM ALINMAK İSTENEN ÖRGÜT  İRADESİDİR.  Son dönemde Genel Başkanımıza ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yürütülen  itibarsızlaştırma kampanyaları, gerçekle bağı olmayan ithamlar, iddialar; medya ile büyütülen manipülatif yayınlar, çeşitli odaklar  tarafından sürdürülen psikolojik baskı mekanizmaları ve nihayetinde mutlak butlan kararı ve güvenlik güçleri ile baba ocağına yapılan  saldırı bir kişiye saldırının ötesinde örgütlü mücadele geleneğimize, demokratik siyaset anlayışımıza ve milyonların değişim umuduna ket  vurmaktadır. Bu siyasi eleştiri sınırını aşan, yargı eliyle bir siyasi mühendisliktir, bir yıldırma operasyonudur.  Ancak herkes şunu iyi bilmelidir ki;  İFTİRAYLA GÖLGE BÜYÜTENLER, HAKİKATİN GÜNEŞİNDEN KORKANLARDIR.  Sistematik olarak yürütülen bu operasyonlar ve saldırılar, demokratik rekabetin değil siyasal  tasfiye anlayışının ürünüdür. Çünkü fikirlerle mücadele edemeyenler algıyla, yargıyla ve zorbalıkla sonuç almaya çalışmaktadırlar. Halkın  desteğini durduramayanlar, örgütün moralini çökertme gayreti içerisindedirler. Oysa ki kendileri gaflet içerisindedirler. Ama tarih bize şunu öğretmiştir ki;  KORKUYLA KURULAN HİÇ BİR DÜZEN, DAYANIŞMAYLA YÜRÜYEN BİR İRADEYİ ASLA  ALT EDEMEMİŞTİR.  Bizler biliyoruz ki iftiralarla sonuç alınamayan yerde, algı operasyonları devreye sokulur. Algı  operasyonlarının etkisiz kaldığı yerde örgüt içerisinde güvensizlik yaratılmaya çalışılır. Birlik duygusunun güçlü olduğu yerde ise  dedikodu, kutuplaştırma ve hizipleştirme siyaseti devreye sokulur. Ancak herkes tarafından bilinmelidir ki; partimizin iradesi sosyal medya  linçleriyle, masa başı kurgulanan senaryolarla, belirli çevrelerin yönlendirmeleriyle ve yargı eliyle yürütülen siyasi mühendisliklerle  şekillenmeyecektir. Bu iradenin gerçek sahibi örgüttür, delegedir,  emek veren kadrolardır ve HALKTIR.  Şunu açıkça ifade ediyoruz ki;   Hiç kimse kişisel hesaplar uğruna partimizi iç tartışmaların girdabına sürükleyemez. Hiç bir yapı örgütün ortak emeğini itibarsızlaştıracak operasyonlarla meşruiyet kazanamaz. Hiç kimse demokratik rekabet görüntüsü altında tasfiye siyaseti yürütemez.  Hiç kimse demokratik rekabet görüntüsü altında tasfiye siyaseti yürütemez.  Bizler biliyoruz ki; baskılarla, karalamalarla, manipülasyonlarla, algılarla ve yargıyla sonuç  almaya çalışan zihniyetiniz esasında siyasi tükenmişliğinizin göstergesidir.  Örgüt iradesini dış müdahalelerle dizayn edemezsiniz.  Bizleri siyaset kurumunun yargı sopasıyla ve ekonomik baskılar üzerinden kuşatarak  yıldıramazsınız.   Halkın umudunu temsil eden kadroları sistematik biçimde yıpratarak korkutamazsınız. Çünkü;  BU PARTİNİN KADERİ KULİSLERDE DEĞİL, ÖRGÜT VİCDANINDA YAZILIR. Çünkü;  OMUZ OMUZA DURANLARI, FISILTI SİYASETLERİ AYIRAMAZ.  Bizler; partimizi kişisel hesapların arenasına çevirmek isteyen anlayışınıza karşıyız. Örgütün emeğini baskı altına alarak iftira siyasetine, karakter suikastine, yönlendirilmiş operasyonların meşrulaştırılmasına çalışan zihniyetinize karşıyız.   Örgüt içerisinde güvensizlik yaratmaya, istikbal uğruna birlik duygusunu zayıflatmaya yönelik  ''HER ODAĞIN'' karşısındayız.  Çünkü siyaset;   Dedikoduyla değil iradeyle,   Korkuyla değil cesaretle,   Tasfiye ile değil mücadeleyle yapılır.   Bugün ihtiyaç duyulan şey;  korkuya teslim olarak değil, baskıya rağmen sözümüzü yükseltebilmektir. Çünkü tarih boyunca;  GERİ ÇEKİLENLER DEĞİL, DİRENENLER İZ BIRAKMIŞLARDIR.  Bizler Kurultay Delegeleri olarak bugün buradan bir kez daha açıkça ifade ediyoruz ki;  Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve Genel Başkanımıza yönelik saldırıları, kurgulanan oyunları ve  organize itibarsızlaştırma girişimlerini REDDEDİYORUZ.  Parti içi demokrasinin manipülasyonlarla teslim alınmasına izin vermeyeceğimizi, Örgüt iradesinin üzerinde hiçbir vesayet odağı kabul etmeyeceğimizi, Partimizin birlik duygusunu hedef alan her girişimin karşısında duracağımızı, Mücadelemizi halkın beklentileri doğrultusunda sürdüreceğimizi bildiririm.  Kuvay-i Milliye geleneğinden gelen bizler ''Yurtta Sulh Cihanda Sulh'' şiarıyla, bizlerin  ferasetini yücelten bir liderin, Mustafa Kemal Atatürk’ün iki eserim dediği ilki ''Cumhuriyet'' ikincisi ''Cumhuriyet Halk Partisi'ne'' kast edenlerin  karşısında mücadelemizi her geçen gün büyüteceğimizi daha da ve hiç yılmadan deklare ederiz.  Çünkü hepimiz biliyoruz ki;  GEÇİCİ HESAPLARLA DEĞİL, KALICI MÜCADELELERLE TARİH YAZILIR. Kamuoyuna saygılarımızla...   Yılmaz UÇAK - İsmail Sancak -İsmet KARA - Nurhan Banu ÜNER - Birsel ELMAS - Sedat TATAR - Cavit KAPOĞLU
KOCAELİ HABERİ

Bugün ülkemizin ve siyasal mücadelemizin içinden geçtiği tarihsel süreçte halkın iradesini,  örgütün emeğini, demokratik siyasetin meşruiyetini hedef alan sistematik müdahalelere karşı sessiz kalmayacağımızı ifade ediyoruz. Partimizin  kurumsal kimliğini, örgütsel onurunu ve halk nezdindeki siyasal sorumluluğunu koruma iradesi ile HALKIN DEĞİŞİM UMUDU İÇİN  sözüm var. 

Çünkü biliyoruz ki;  
BİR LİDERE YÖNELEN SALDIRI YALNIZCA KİŞİYİ DEĞİL, BİR FİKRİ HEDEF ALIR. MESELE YALNIZ GENEL BAŞKANIMIZ DEĞİL, TESLİM ALINMAK İSTENEN ÖRGÜT  İRADESİDİR. 

Son dönemde Genel Başkanımıza ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yürütülen  itibarsızlaştırma kampanyaları, gerçekle bağı olmayan ithamlar, iddialar; medya ile büyütülen manipülatif yayınlar, çeşitli odaklar  tarafından sürdürülen psikolojik baskı mekanizmaları ve nihayetinde mutlak butlan kararı ve güvenlik güçleri ile baba ocağına yapılan  saldırı bir kişiye saldırının ötesinde örgütlü mücadele geleneğimize, demokratik siyaset anlayışımıza ve milyonların değişim umuduna ket  vurmaktadır. Bu siyasi eleştiri sınırını aşan, yargı eliyle bir siyasi mühendisliktir, bir yıldırma operasyonudur. 

Ancak herkes şunu iyi bilmelidir ki; 
İFTİRAYLA GÖLGE BÜYÜTENLER, HAKİKATİN GÜNEŞİNDEN KORKANLARDIR. 
Sistematik olarak yürütülen bu operasyonlar ve saldırılar, demokratik rekabetin değil siyasal  tasfiye anlayışının ürünüdür. Çünkü fikirlerle 
mücadele edemeyenler algıyla, yargıyla ve zorbalıkla sonuç almaya çalışmaktadırlar. Halkın  desteğini durduramayanlar, örgütün moralini çökertme gayreti içerisindedirler. Oysa ki kendileri gaflet içerisindedirler. Ama tarih bize şunu öğretmiştir ki; 

KORKUYLA KURULAN HİÇ BİR DÜZEN, DAYANIŞMAYLA YÜRÜYEN BİR İRADEYİ ASLA  ALT EDEMEMİŞTİR. 
Bizler biliyoruz ki iftiralarla sonuç alınamayan yerde, algı operasyonları devreye sokulur. Algı  operasyonlarının etkisiz kaldığı yerde örgüt 
içerisinde güvensizlik yaratılmaya çalışılır. Birlik duygusunun güçlü olduğu yerde ise  dedikodu, kutuplaştırma ve hizipleştirme siyaseti devreye sokulur. Ancak herkes tarafından bilinmelidir ki; partimizin iradesi sosyal medya  linçleriyle, masa başı kurgulanan senaryolarla, belirli çevrelerin yönlendirmeleriyle ve yargı eliyle yürütülen siyasi mühendisliklerle  şekillenmeyecektir. Bu iradenin gerçek sahibi örgüttür, delegedir,  emek veren kadrolardır ve HALKTIR. 

Şunu açıkça ifade ediyoruz ki;  
Hiç kimse kişisel hesaplar uğruna partimizi iç tartışmaların girdabına sürükleyemez. Hiç bir yapı örgütün ortak emeğini itibarsızlaştıracak operasyonlarla meşruiyet kazanamaz. Hiç kimse demokratik rekabet görüntüsü altında tasfiye siyaseti yürütemez. 

Hiç kimse demokratik rekabet görüntüsü altında tasfiye siyaseti yürütemez.  Bizler biliyoruz ki; baskılarla, karalamalarla, manipülasyonlarla, algılarla ve yargıyla sonuç  almaya çalışan zihniyetiniz esasında siyasi tükenmişliğinizin göstergesidir. 

Örgüt iradesini dış müdahalelerle dizayn edemezsiniz. 
Bizleri siyaset kurumunun yargı sopasıyla ve ekonomik baskılar üzerinden kuşatarak  yıldıramazsınız.  
Halkın umudunu temsil eden kadroları sistematik biçimde yıpratarak korkutamazsınız. Çünkü; 

BU PARTİNİN KADERİ KULİSLERDE DEĞİL, ÖRGÜT VİCDANINDA YAZILIR. Çünkü; 
OMUZ OMUZA DURANLARI, FISILTI SİYASETLERİ AYIRAMAZ. 

Bizler; partimizi kişisel hesapların arenasına çevirmek isteyen anlayışınıza karşıyız. Örgütün emeğini baskı altına alarak iftira siyasetine, karakter suikastine, yönlendirilmiş operasyonların meşrulaştırılmasına çalışan zihniyetinize karşıyız.   Örgüt içerisinde güvensizlik yaratmaya, istikbal uğruna birlik duygusunu zayıflatmaya yönelik  ''HER ODAĞIN'' karşısındayız. 

Çünkü siyaset;  
Dedikoduyla değil iradeyle,  
Korkuyla değil cesaretle,  
Tasfiye ile değil mücadeleyle yapılır.  
Bugün ihtiyaç duyulan şey;  korkuya teslim olarak değil, baskıya rağmen sözümüzü yükseltebilmektir. Çünkü tarih boyunca; 
GERİ ÇEKİLENLER DEĞİL, DİRENENLER İZ BIRAKMIŞLARDIR. 

Bizler Kurultay Delegeleri olarak bugün buradan bir kez daha açıkça ifade ediyoruz ki;  Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve Genel Başkanımıza yönelik saldırıları, kurgulanan oyunları ve  organize itibarsızlaştırma girişimlerini REDDEDİYORUZ. 

Parti içi demokrasinin manipülasyonlarla teslim alınmasına izin vermeyeceğimizi, Örgüt iradesinin üzerinde hiçbir vesayet odağı kabul etmeyeceğimizi, Partimizin birlik duygusunu hedef alan her girişimin karşısında duracağımızı, Mücadelemizi halkın beklentileri doğrultusunda sürdüreceğimizi bildiririm. 

Kuvay-i Milliye geleneğinden gelen bizler ''Yurtta Sulh Cihanda Sulh'' şiarıyla, bizlerin  ferasetini yücelten bir liderin, Mustafa Kemal Atatürk’ün iki eserim dediği ilki ''Cumhuriyet'' ikincisi ''Cumhuriyet Halk Partisi'ne'' kast edenlerin  karşısında mücadelemizi her geçen gün büyüteceğimizi daha da ve hiç yılmadan deklare ederiz. 

Çünkü hepimiz biliyoruz ki; 
GEÇİCİ HESAPLARLA DEĞİL, KALICI MÜCADELELERLE TARİH YAZILIR.
Kamuoyuna saygılarımızla...  
Yılmaz UÇAK - İsmail Sancak -İsmet KARA - Nurhan Banu ÜNER - Birsel ELMAS - Sedat TATAR - Cavit KAPOĞLU

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaelihaberi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.