Bir tarafta Pakistan ve Sudi Arabistan ile "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"na imza atarak her üç ülkeden birine yapılacak saldırıda çıkacak savaş dahil olma gibi hayati bir kararı imzalamış olmanın ve diğer tarafta ise bugün TBMM'de oylamaya sunulacak olan 12 maddelik "Çerçeve Yasa" ile PKK/KCK terör örgütü bağlantılı suçlarda soruşturma, dava ve cezaların kısmı affı veya ertelenecek olmasının şaşkınlıkları ve kararsızlıkları içindeyiz..
Peki Devletin bekası ve Milletin geleceğini birebir igilendirecek olan bu iki hayati karar millete soruldu mu?
Hayır vekilleri oylayacak..
Dayatılan bu koşullar içinde bu devletin kurucularına ve ülkenin kuruluş günlerine gittim bir an..
Gazi Mustafa Kemel Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki mücadelesini özetlediği Nutuk'da aynen şöyle diyordu;
"Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben, milletimin ve büyük atalarımın en değerli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım! Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, özel ve resmî yaşamımın her evresini yakından tanıyanlarca bu aşkım bilinir. Bence bir millette şerefin, saygınlığın, namusun ve insanlığın yerleşmesi ve yaşaması, kesinlikle o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasına bağlıdır. Ben kendim, bu saydığım özelliklere çok önem veririm ve bu özelliklerin kendimde varlığını iddia edebilmek için milletimin de aynı özellikleri taşımasını şart ve esas bilirim."
Mustafa Kemal Atatürk bu sözlerinin devamında, hatalar ve hatalı alınacak olan kararlar içinde aynen şöyle dikkat çekiyordu;
"… Biz; yaşamak isteyen, haysiyet ve şerefiyle yaşamak isteyen bir milletiz. Bir hataya uyma yüzünden bu özelliklerden mahrum kalmaya tahammül edemeyiz.
Bilgin, cahil, istisnasız bütün millet fertleri, belki içinde bulundukları güçlükleri tamamen anlamaksızın, bugün yalnız bir nokta etrafında toplanmış ve fakat sonuna kadar kanını akıtmaya karar vermiştir. O nokta; tam bağımsızlığımızın temini ve devam ettirilmesidir.
Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, malî, iktisadî, adlî, askerî, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek mânasiyle bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir. Biz, bunu temin etmeden barış ve sükûna erişeceğimiz inancında değiliz."
Atatürk'ün "BAĞIMSIZLIK"a niçin bu kadar özel bir vurgu yaptığını ve "HATALI KARAR" konusunda ise ayrıca bir dikkat çektiğini şimdi çok daha iyi anlıyoruz..
Bağımsızlık bizlerin de karakteri olmaya devam edecek, alınması halinde dahi hatalı kararlar milletten dönecektir..
Ruhun şad olsun
Rahat uyu Atam..
