SİYASETTE NE DOSTLUK KALICIYMIŞ NE DE DÜŞMANLIK!

Siyaset 01.11.2026 - 06:48, Güncelleme: 01.11.2026 - 07:05
 

SİYASETTE NE DOSTLUK KALICIYMIŞ NE DE DÜŞMANLIK!

KOCAELİ HABERİ
TÜSİAD Başkanı iken iktidarın yanlışlarını yüksek sesle eleştirdiği için insanların yoğun ilgisi karşısında “siyaset atılarak sorunları çözeyim” diye yola çıkan sanayici Cem Boyner’in ekibine dahil olmuş ve aylarca süren istişare toplantıları sonrasında parti kurmaya karar vererek, 1994 yılında YDH - Yeni Demokrasi Hareketi’ni kurmuştuk. Gebze’nin kurulcuğu görevi bana verilince en yakınımdaki samimi arkadaşlarımın da aralarında olduğu 13 kişi ile ilçe yönetimini oluşturmuştum. 1995 genel seçimlerine katılabilmek için koşul olarak aranan il ve ilçelerde kongreleri yapma zorunluluğundan dolayı beş altı ay sonrasında YDH Gebze İlçe Kongre sürecini başlattık. Kongreye tek ilçe başkan adayı olarak gireceğimin rahatlığı içindeydim ki, ilçe yönetimindeki bazı arkadaşlardan ve partili üyelerimizden bazıları bana “Başkan kongrede karşına çıkmaya hazırlanan aday var” uyarısında bulundular.. “Daha ilk kongrede kimmiş karşıma çıkacak o aday” diye sorduğumda, “en yakın arkadaşın” dediler.. Çok şaşırmıştım! Biraz araştırınca gerçeği öğrendim. Gerçekten de en yakın arkadaşım ve dostumdu, beni ilk kongrede yıkmak isteyen kişi. Tabi ki aradığı oy desteğini bulamadığı için aday olamamıştı karşımda ama ben çÇok üzülmüştüm, siyaset uğruna en yakın dostum ile düştüğümüz bu durumun yaşattığı hayal kırıklığımdan dolayı ve o an karar vermiştim, ilk seçimden sonra siyaseti bırakmaya. Nitekim 1995 genel seçimlerinde ülke genelinde almış olduğumuz çok düşük oy sonrasında ilçe yönetim kurulumuzdan çıkardığımız bir karar ile istifamızı ve partinin anahtarını Kocaeli il yönetimine sunduk. İlçe Başkanlığındaki söylemlerimden ve akıcı hitabet tarzımdan etkilenen diğer partilerden çok sayıda teklif gelmesine rağmen bir daha siyasete hiç geri dönmedim. Çünkü siyaset dostlukları bitiriyordu ve ben siyaset yüzünden dost ve arkadaş kaybetmek istemiyordum. Yani siyasette dostluklar kalıcı olmuyormuş. Sadece dostluklar değil, düşmanlıklar da kalıcı olmuyor siyasette. Mesela; Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu, Hulki Cevizoğlu ve Mehmet Ali Çelebi, AK Parti’ye ve Erdoğan’a en sert muhalefet yapan isimdiler şimdi Ak Parti milletvekilidirler. Devlet Bahçeli ile Doğu Perincek bir numaralı Erdoğan düşmanı idiler ama daha sonra Cumhur İttifakı dostluğunda buluştular. Erdoğan ile Ak Partiyi kuran başta Abdullatif Şener, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ve Hüseyin Kocabıyık olmak üzere çok sayıda önemli isim şimdi karşısındalar. Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Hüseyin Çelik ise resmen muhalefet yapıyorlar. 2023 genel seçimlerinde Millet İttifakını kuran ve aylarca dostluk masasına oturan altı partinin genel başkanlarından Kılıçdaroğlu ile Meral Akşener daha seçime bile girmeden düşman oldular birbirlerine. 2023 genel seçimlerinde Erdoğan’ın karşısında olan Kılıçdaroğlu o gün için “PKK destekli, Kandil’in adayı” diye Ak Partililer tarafından düşman ilan edilmişti şimdi neredeyse tüm Ak Partililer Kılıçdaroğlu’nun sağlık ömrünün uzaması ve CHP’nin başında kalması için dua ediyorlar. TBMM kürsüsünden “PKK terör örgütünün başı Apo’yu asın” diye iktidara kement atan Devlet Bahçeli, şimdi Apo’ya “Sayın Abdullah Öcalan” ve “Kurcu Önder” diye hitap ediyor. Ekrem İmamoğlu’nu neredeyse “Baba-oğul” seviyesinde lanse eden Kılıçdaroğlu şimdi “o siyasi tutuklu değil, yargılansın aklansın” derken, İmamoğlu’da Kılıçdaroğlu için “Bu bei betona gömmeye karar vermiş” diye düşman ilan ediyor. Keza aynı şekilde dünün yol arkadaşları Özgür Özel ile Kılıçdaroğlu’nun bugünkü düşmanlıklar. Ya son bir yıl içinde CHP ve diğer muhalif partilerden koparak, Ak Partiye katılan yüzlerce belediye başkanı ve milletvekillerine ne demeli? Ankara’da durum böyle de, Kocaeli ve ilçelerinde durum farklı mı sanki? Her şeyiyle tıpkısının aynısı.. Netice itibari ile başta ben olmak üzere tüm Türk halkı şunu net olarak gördü; Siyasette kalıcı dostluklar olmazmış Siyasette kalıcı düşmanlıklar ad olmazmış.. Peki siyasette kalıcı olarak ne varmış? Anlık menfaat ve menfaat birliktelikleri varmış. Hadi kalın sağlıcakla..        
KOCAELİ HABERİ

TÜSİAD Başkanı iken iktidarın yanlışlarını yüksek sesle eleştirdiği için insanların yoğun ilgisi karşısında “siyaset atılarak sorunları çözeyim” diye yola çıkan sanayici Cem Boyner’in ekibine dahil olmuş ve aylarca süren istişare toplantıları sonrasında parti kurmaya karar vererek, 1994 yılında YDH - Yeni Demokrasi Hareketi’ni kurmuştuk.

Gebze’nin kurulcuğu görevi bana verilince en yakınımdaki samimi arkadaşlarımın da aralarında olduğu 13 kişi ile ilçe yönetimini oluşturmuştum. 1995 genel seçimlerine katılabilmek için koşul olarak aranan il ve ilçelerde kongreleri yapma zorunluluğundan dolayı beş altı ay sonrasında YDH Gebze İlçe Kongre sürecini başlattık. Kongreye tek ilçe başkan adayı olarak gireceğimin rahatlığı içindeydim ki, ilçe yönetimindeki bazı arkadaşlardan ve partili üyelerimizden bazıları bana “Başkan kongrede karşına çıkmaya hazırlanan aday var” uyarısında bulundular..

“Daha ilk kongrede kimmiş karşıma çıkacak o aday” diye sorduğumda, “en yakın arkadaşın” dediler..
Çok şaşırmıştım!
Biraz araştırınca gerçeği öğrendim. Gerçekten de en yakın arkadaşım ve dostumdu, beni ilk kongrede yıkmak isteyen kişi.
Tabi ki aradığı oy desteğini bulamadığı için aday olamamıştı karşımda ama ben çÇok üzülmüştüm, siyaset uğruna en yakın dostum ile düştüğümüz bu durumun yaşattığı hayal kırıklığımdan dolayı ve o an karar vermiştim, ilk seçimden sonra siyaseti bırakmaya.

Nitekim 1995 genel seçimlerinde ülke genelinde almış olduğumuz çok düşük oy sonrasında ilçe yönetim kurulumuzdan çıkardığımız bir karar ile istifamızı ve partinin anahtarını Kocaeli il yönetimine sunduk.

İlçe Başkanlığındaki söylemlerimden ve akıcı hitabet tarzımdan etkilenen diğer partilerden çok sayıda teklif gelmesine rağmen bir daha siyasete hiç geri dönmedim. Çünkü siyaset dostlukları bitiriyordu ve ben siyaset yüzünden dost ve arkadaş kaybetmek istemiyordum.
Yani siyasette dostluklar kalıcı olmuyormuş.
Sadece dostluklar değil, düşmanlıklar da kalıcı olmuyor siyasette.

Mesela;
Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu, Hulki Cevizoğlu ve Mehmet Ali Çelebi, AK Parti’ye ve Erdoğan’a en sert muhalefet yapan isimdiler şimdi Ak Parti milletvekilidirler.

Devlet Bahçeli ile Doğu Perincek bir numaralı Erdoğan düşmanı idiler ama daha sonra Cumhur İttifakı dostluğunda buluştular.

Erdoğan ile Ak Partiyi kuran başta Abdullatif Şener, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ve Hüseyin Kocabıyık olmak üzere çok sayıda önemli isim şimdi karşısındalar. Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Hüseyin Çelik ise resmen muhalefet yapıyorlar.

2023 genel seçimlerinde Millet İttifakını kuran ve aylarca dostluk masasına oturan altı partinin genel başkanlarından Kılıçdaroğlu ile Meral Akşener daha seçime bile girmeden düşman oldular birbirlerine.

2023 genel seçimlerinde Erdoğan’ın karşısında olan Kılıçdaroğlu o gün için “PKK destekli, Kandil’in adayı” diye Ak Partililer tarafından düşman ilan edilmişti şimdi neredeyse tüm Ak Partililer Kılıçdaroğlu’nun sağlık ömrünün uzaması ve CHP’nin başında kalması için dua ediyorlar.

TBMM kürsüsünden “PKK terör örgütünün başı Apo’yu asın” diye iktidara kement atan Devlet Bahçeli, şimdi Apo’ya “Sayın Abdullah Öcalan” ve “Kurcu Önder” diye hitap ediyor.

Ekrem İmamoğlu’nu neredeyse “Baba-oğul” seviyesinde lanse eden Kılıçdaroğlu şimdi “o siyasi tutuklu değil, yargılansın aklansın” derken, İmamoğlu’da Kılıçdaroğlu için “Bu bei betona gömmeye karar vermiş” diye düşman ilan ediyor.

Keza aynı şekilde dünün yol arkadaşları Özgür Özel ile Kılıçdaroğlu’nun bugünkü düşmanlıklar.

Ya son bir yıl içinde CHP ve diğer muhalif partilerden koparak, Ak Partiye katılan yüzlerce belediye başkanı ve milletvekillerine ne demeli?

Ankara’da durum böyle de, Kocaeli ve ilçelerinde durum farklı mı sanki?
Her şeyiyle tıpkısının aynısı..

Netice itibari ile başta ben olmak üzere tüm Türk halkı şunu net olarak gördü;
Siyasette kalıcı dostluklar olmazmış
Siyasette kalıcı düşmanlıklar ad olmazmış..
Peki siyasette kalıcı olarak ne varmış?
Anlık menfaat ve menfaat birliktelikleri varmış.
Hadi kalın sağlıcakla..        

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaelihaberi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.