DİLOVASI İŞÇİ KATLİAMINDA GEBZE'DE ADALET NÖBETİNDEYİZ
DİLOVASI İŞÇİ KATLİAMINDA GEBZE'DE ADALET NÖBETİNDEYİZ
KOCAELİ HABERİ
Basın metni
8 Kasım 2025’te Dilovası’ndaki Ravive Kozmetik’te çıkan yangında 3’ü çocuk 7 işçi yaşamını yitirdi. Bizler bugün burada yalnızca kaybettiğimiz canlarımızı anmak için değil, onların ölümüne yol açan bütün sorumlular hesap versin diye toplandık.
Bu yangın bir kaza değildi. Bina kaçaktı, hakkında yıkım kararı vardı. Buna rağmen o bina kapatılmadı, yıkılmadı, denetlenmedi. Kaçak bina önce kaçak bir imalathaneye, sonra da 7 işçinin mezarına dönüştü. İşçiler parlayıcı kimyasalların arasında, güvenli çıkış yolu olmadan, yangına karşı korunmadan çalıştırıldı. Okulda olması gereken çocuklar bu ölüm kapanında sigortasız, güvencesiz ve korumasız biçimde çalıştırıldı.
Duruşmalarda işçiler ve tanıklar bu gerçeği açıkça anlattı. Elektrik arızalarının sürekli yaşandığını, yangının saniyeler içinde büyüdüğünü, işçilere koruyucu ekipman verilmediğini, denetim yapılacağı zaman işçilerin dışarı çıkarıldığını, zabıtaların gelip işlem yapmadan gittiğini söylediler. Duruşmada konuşan Suriyeli göçmen işçi kardeşimizin anlattıkları da Dilovası’nda göçmen emeğinin nasıl sigortasız, güvencesiz ve korumasız biçimde sömürüldüğünü bir kez daha gösterdi. Patronlar yoksulluğu ve çaresizliği fırsata çevirirken, denetlemesi gerekenler bu sömürüye göz yumdu.
Dava süreci devam ediyor ancak adalet hâlâ eksik bırakılıyor. İkinci duruşmada 3 sanık tahliye edildi. Kamu görevlileri ise hâlâ sanık sandalyesinde değil. Oysa bu binanın kaçak olduğunu bilenler, yıkım kararını uygulamayanlar, denetim yapmayanlar, çocuk işçiliğini ve sigortasız çalışmayı görmezden gelenler de bu katliamın sorumluluk zincirinin parçasıdır. Sorumluluğun yalnızca patronlarla sınırlanması, kamu görevlilerini korumaya dönük bir aklama girişimidir. Patronlar da, bu kaçak imalathanenin işlemesine izin veren kamu görevlileri de bu katliamın sorumlularıdır.
Bir diğer kabul edilemez durum da davanın Kandıra Cezaevi kampüsünde görülmesidir. Davamız aileler olarak bizim yaşadığımız ve suçun işlendiği bölgeye uzakta görülüyor. Biz sevdiklerimizi hayattan koparanların en ağır cezayı alması için mücadele ederken, mahkemenin kamuoyunun, komşularımızın ve Dilovası halkının takip etmesini zorlaştıracak şekilde Kandıra’ya taşınmasını kabul etmiyoruz. Bu dava halktan, ailelerden ve işçilerden kaçırılamaz.
Biz bu nedenle Adalet Nöbeti’ndeyiz. Çünkü bu dosyanın üzerinin örtülmesini istemiyoruz. Çünkü tahliyelere, cezasızlığa, kamu görevlilerinin korunmasına ve ailelerin yalnız bırakılmasına karşı susmuyoruz. Çünkü Soma’dan Hendek’e, Gayrettepe’den Dilovası’na aynı ölüm düzeninin işçileri katletmesine karşı gerekirse etten duvar örerek bedenlerimizi siper edeceğiz.
Bugün burada toplanıyor olmamız önemlidir. Çünkü bu dava yalnızca bir mahkeme dosyası değildir. Bu dava, işçilerin canının patronların kârından değersiz görülmesine karşı verilen bir adalet mücadelesidir. İş cinayetleri kader değildir. Bizim sermayeye kurban verecek bir işçi kardeşimiz daha yok. Sermaye kana doymuyor ama biz de mücadelemizden vazgeçmiyoruz. Kaybettiklerimiz için, geride kalan aileler için, çalışırken ölmek istemeyen bütün işçiler için ve en çok bizlerin hak ettiği o güzel günleri yaratmak için buradayız. Bu nöbet, unutmayacağımızın, affetmeyeceğimizin ve hesap sormaktan vazgeçmeyeceğimizin sözüdür.
Hendek’te, Soma’da, Gayrettepe’de ve Anadolu’nun dört bir yanında iş cinayetlerinde sermayeye kurban edilen bütün işçi kardeşlerimiz için de nöbetteyiz. Dilovası için adalet demek, yalnızca Ravive’de katledilen 7 işçi için değil, çalışırken katledilen bütün işçiler için hesap sormak demektir. Çünkü biliyoruz ki şehirler, fabrikalar, patronlar değişse de işçilerin canını hiçe sayan bu düzen değişmiyor. Biz bu ölüm düzenine karşı adalet istiyoruz.
Taleplerimiz açıktır. Kamu görevlileri derhal dosyaya dahil edilmeli ve yargılanmalıdır. Tahliye kararlarına karşı etkin itiraz süreçleri işletilmelidir. Binaya ilişkin yıkım kararı, belediye ve zabıta kayıtları, SGK ve Çalışma Bakanlığı denetimleri, itfaiye raporları, CİMER başvuruları, şirketler arasındaki ticari bağlar ve para transferleri eksiksiz incelenmelidir. Dava ailelerin ve kamuoyunun takip edebileceği bir yerde görülmelidir.
Biz adalet istiyoruz.
3’ü çocuk 7 işçi için adalet istiyoruz.
Dilovası için adalet istiyoruz.
Çalışırken katledilen bütün işçiler için adalet istiyoruz.
Patronlardan kamu görevlilerine kadar bütün sorumlular yargılanana kadar susmayacağız.
Dilovası için adalet, hepimiz için adalet.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
