Yazı Detayı
23 Kasım 2020 - Pazartesi 20:53
 
NEDEN ÖĞRETMENLER GÜNÜ?
VEHBİ YAHŞİ
 
 

 İnsan, hayatını devam ettirebilmek için yaşadığı dünyaya ve evrene uyum sağlamak üzere gerekli bilgiyi elde etme ihtiyacındadır. Bilgi üretme yeteneği potansiyel olarak doğuştan getirilse de bu değerin pratiğe aktarılması mevcut bilgi birikimi ve tecrübeleri elde etmek ve bunlara yenilerini eklemek için sahip olduğu yeteneklerin ortaya çıkarılıp geliştirilmesi ancak eğitim sayesinde olur.

Bu sebeple insanın en önemli ve öncelikli ihtiyacı eğitim ve öğretimdir. Çünkü hayatı koruma ihtiyacı temelde içgüdüler yolu ile giderilirken eğitim ve öğretimden başka onu yaşanabilir kılacak yol bulunmamaktadır. Nitekim insanın yaratılışı ile ilgili ayetlerde de, Âdemin yaratıldıktan sonra onun beslenmesi ile değil eğitimi ile ilgili konular ele alınır.

İşte bu eğitim ihtiyacının giderilmesi için yürütülen eğitim faaliyetlerin merkezinde öğretmenlik mesleği yer alır. Öğretmen bu mesleği icra eden gelecek mimarları ordusunun idealist neferidir. Ülkelerin refah düzeyinin yükselmesi eğitimli ailelerin, ailelerin refah düzeyinin yükselmesi de eğitimli aile bireylerinin çoğalması ile mümkündür. Şu halde bunu sağlayacak mekanizmanın temel unsuru olan öğretmenlik mesleğine layık olduğu önem atfedilmeli, bu meslek yıpranmaktan korunmalıdır.

Öğretmenlik mesleğini yıpratan birinci etken, her meslekte olduğu gibi meslek sahiplerinin ihtiyaçtan daima fazla oluşudur. Bunun için öncelikle ülkemizin ihtiyacı paralelinde ve bir plan dâhilinde öğretmen yetiştirmelidir. İhtiyaç fazlası yetişmiş kimseler eğitim ve öğretim sisteminde yer alamadığı bir “elaman enflasyon”una sebep olmaktadır. Bu da hem mesleği, hem de meslek sahiplerini “değersiz”leştirir.

Öğretmenler yalnız eğitim fakültelerinde yetiştirilmeli ve bu fakülteler dışındaki fakülte öğrencilerine öğretmenlik “formasyon” dersleri verilmemelidir. Bu dersleri aldığı halde yıllarca atama bekleyen, özel eğitim kurumlarında bile görev alamayan ve sayıları bir milyona yaklaşan bir işsiz öğretmenler ordusu meydana geldi. Bu kitlenin eritilmesi ancak eğitim fakültelerinden mezun olmayan kişilere formasyon derslerinin verilmemesi ile mümkün olacaktır. Bu yapılırken sayıca ve branş ihtiyaçlarına göre planlı bir mezun verme sürecine girmelidirler.

Öğretmenlik mesleğinin itibarını daha fazla zedelememenin birinci şartı budur. Öğretmenlik mesleğini yıpratan ikinci etken doğru ve yeterli bir eğitim sisteminin olmayışıdır. Ülkemizde ilkokuldan sonra ortaokula ve ortaokuldan sonra liselere geçişte son birkaç on yıldır denenen çeşitli eğitim modelinden dolayı ortaöğretimdeki eğitim sistemimizde bir belirsizlik ve istikrarsızlık meydana geldi. Bunun temel sebebi de ortaöğretimde yıllarca uygulanan sınavlı sistemden sonra sınavsız sisteme geçiş kararıdır. Ancak fiilen sınavsız sistem diye bir uygulama mümkün olmadığı için aynı isim altında kısmi sınavsız sisteme geçiş yapıldı. Kısmi de olsa sınavsız sistem eğitimde kaliteyi düşürdü.

Çünkü eğitimde kalitenin temel şartı olan denge ve tutarlılık ilkesi çiğnenmiş oldu. Eğitim ya hep sınavlı ya da hep sınavsız sistemle verilmelidir. Karma sistem sistemde tutarsızlık ve eşitsizliğe sebep oldu, bu da kalite kaybına. Kaliteli ve verimli bir sınavsız sistem bulunamadığına göre terk ettiğimiz tam sınavlı sisteme bir an önce dönmek doğru bir karar olacaktır.

Öğretmenlik mesleğini yıpratan üçüncü etken de öğretmenin disiplinize etme salahiyetinin elinden alınmasıdır. Sınıf mikro ölçekte bir toplum olduğuna göre, sınıfların da toplum gibi disiplinize edilmesi gerekir.

Öğretmenin çalışma alanı sınıf olduğuna göre öğretmen mikro ölçekte bir toplum yöneticisidir. Dolayısı ile eğitim ve öğretim görevi yanında sınıfı disipline etme görevi de vardır. Bu görevi yürütebilmesi için öğretmene inisiyatif alma yetkisi iade edilmelidir. Disiplinize etme görevini kaldırmak yerine bu noktada ortaya çıkan sakıncaların giderilmesi için çözümleyici uygulamalar keşfedilmelidir. Sınıfın disipline edilmesi ne velilerin, ne de toplumun karşı çıkmasını gerektiren bir yöneliş olarak görülmemeli, aksine her iki kesim tarafından desteklenmelidir.

Öğretmenlik mesleğinin taşıdığı önemin millet ve devletçe anlaşılması ve gereğinin yapılması dileği ile. Öğretmenler günü kutlu olsun.

 
Etiketler: NEDEN, ÖĞRETMENLER, GÜNÜ?,
Yorumlar
Haber Yazılımı