Yazı Detayı
30 Ağustos 2020 - Pazar 23:36
 
ZATEN YUNAN İLE SAVAŞIMIZ BİTMEMİŞTİ
VEHBİ YAHŞİ
 
 

Yanlış bir strateji ile girdiğimiz I.Dünya savaşını, yenik sayılmayı kabul etme pahasına ateşkes ve barış isteyerek durdurmak istediğimizde İtilaf Devletlerinin bunu kabul etmesi ile savaş durdu ve barış anlaşmasına uzanan mütareke süreci başladı.

Bu noktadan itibaren itilaf devletleri İstanbul’da komiserlikler kurarak süreci yönetmeye başladılar. Bir süre sonra da mütareke şartlarına dayanarak beş ilimizi işgal ettiler, beş ilimize de asker çıkardılar. İtilaf devletleri grubundan olmayan Yunanlılar ise İzmir’de Rumlara soykırım yapılıyor iddiası ile İtilaf devletlerinden bu iddiayı araştırmak için İzmir’e çıkış izni istediler.

İtilaf devletleri de Osmanlı hükümetinden mütarekenin 7. Maddesi gereğince bu izni alarak Yunanlıları 15 Mayıs 1919’da kendi himayelerinde İzmir’e çıkardı. Fakat Yunanlılar izin kapsamını ihlal ederek İzmir dışına çıktılar. Balıkesir ve Bursa’ya doğru işgale başladılar. Mütareke şartlarında soykırım bahanesi ile aldıkları durum tespiti iznini işgal hareketine çevirdiler.

ABD Yüksek komiseri Amiral Bristol’un raporu ile de tescillenen bu tecavüzkâr ve fırsatçı tutum TBMM’ni harekete geçirdi. İşgalci Yunanlara karşı bir dizi savaş başlattı.

9 Eylül 1922’de İzmir’de Yunanı denize dökerek Anadolu’daki Yunan işgallerine son verdi. Ancak doğusu ve batısı ile Trakya ve Ege Denizindeki bize ait adalar hala Yunan işgali altıda idi. Bu sebeple savaşa devam ederek işgalleri bütünü ile sona erdirmek ve bize ait olan adaların belirlenip tescillenmesi gerekiyordu. İşte tam bu noktada İngilizler devreye girdi ve ateşkes yapmamız yönündeki istekleri kabul edildi. Mudanya ateşkes anlaşması imzalandı.

Ateşkese gidilmesi süreci teknik olarak tuhaf ve hatalı bir durum arz ediyordu. Çünkü ateşkes normalde savaşta yenik veya yenilmesi muhtemel olan tarafça istenir. Hâlbuki ateşkesi İngilizler istemişti. Biz ise İngilizlerle değil, Yunanlılarla savaşıyorduk. Mütareke olacaksa bu talep Yunanlılardan gelmeli idi.

Gerçek şu ki Yunanlılar Anadolu’ya İngilizlerin güdümünde girmişti. Şimdi de tükenmekten mütareke yolu ile kurtarılıyorlardı. Eğer normal süreç işletilse ve ateşkesi Yunan tarafı istese idi bizde şartlarımızı ortaya koyar, Trakya’nın tamamen boşaltmasını ve Ege denizinin Kuzey güney hattında hakkaniyetle paylaşılmasını isterdik. Böylece Ege denizi ve adalar problemi kökten çözülmüş olurdu.

İleri süreceğimiz bu şartların kabul edilmemesi halinde bizim için yapılacak tek şey vardı: Bozguna uğrattığımız Yunanlılara karşı Trakya’da da askeri harekâta devam ederek hedefimize ulaşmak ve isteklerimizi fiilen elde etmek. Fakat ateşkes İngilizler üzerinden gerçekleşince Mondros mütarekesinin baş aktörü olarak onların verdiklerine razı olmak zorunda kaldık. Trakya’nın doğusu Yunanlılardan boşaltılarak bize bırakıldı. Tamamı Türk ve Müslüman halkın yaşadığı Batı Trakya ise Yunanlılara bırakıldı.

Ege denizinin taksimi ve adalar meselesi ise Mudanya anlaşmasında gündem maddesi bile olmadı. İşte bugün Yunanistan ile aramızda bir türlü bitmeyen problemin temel kaynağı, Yunan savaşlarında seri zaferler aşamasını yaşarken İngilizlerin olaya müdahale ederek bizi mütarekeye “ikna” etmesidir.

Eğer savaşa devam etse idik Trakya bütünü ile bizim olacak, Ege problemi de vücut bulmayacaktı. Bugün artık Trakya meselesi fiilen “problem olmaktan çıkmış” ise de Ege denizi ve adalar meselesi bütün sıcaklığı ile gündemdedir. Bu problemin adil ölçüler içinde çözülmesi sadece bölge açısından değil, dünya barışı açısından da hayati öneme sahiptir. Çözüm ise Egenin Kuzey güney yönünde adalet ilkesi dâhilinde taksim edilmesi, Akdeniz’de ise “mavi vatan” sınırları içindeki bölgenin adımıza tescillenmesidir.

Burada temel dayanak uluslararası hukuk ilkelerinin uygulanması olacaktır. Etken unsurlar olarak da AB, ABD ve BM’nin adil çözüm arayıcı yaklaşımları devrede olmalıdır. Türkiye’nin bütün müzakere masası ısrarlarına rağmen bunun “mümkün olmaması” ve zorda kalınması halinde hiç temenni edilmese de tekrar başa, 9 Eylül 1922’ye dönüp kaldığımız yerden devam etmek gerekebilir.

 
Etiketler: ZATEN, YUNAN, İLE, SAVAŞIMIZ, BİTMEMİŞTİ, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı