Yazı Detayı
23 Şubat 2021 - Salı 21:33
 
DEVLETİN KİMLİĞİ
VEHBİ YAHŞİ
 
 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının devletin şekli ile ilgili birinci maddesi “Türkiye devleti bir cumhuriyettir” şeklindedir. Bu madde devletin cumhuriyet rejimi ile yönetildiğini ifade etmektedir. Sırası ile ikinci madde “Cumhuriyetin nitelikleri” ile, üçüncü madde devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti ile ilgilidir. Dördüncü maddede ise bu ilk üç maddenin değiştirilemeyeceği hükmü getirilmektedir.  Görülüyor ki temel özelliklerinin belirlendiği bu maddelerde devletimizin kimliği açık bir şekilde ifade edilmiş değildir.

Hâlbuki bir devletin anayasasında önce o devletin kimliği yer almalıdır. Bu kimliğin ne olduğunu belirlemek için ise o devletin tarihine bakmak gerekir. Çünkü bir devletin kimliğini geleceği değil geçmişi belirler. Zira devletin kimliğini belirleyen olgular geçmişte şekillenmiştir.

Türkiye tarihine bakalım. Büyük Selçuklu İmparatorluğu Malazgirt savaşı ile Anadolu’ya girdikten sonra hem Orta Anadolu’da Anadolu Selçuklu Devleti kurulmaya başlamış hem de Doğu Anadolu’da Saltuklular, Mengücekliler, Sökmenoğulları, Güneydoğu Anadolu’da Artuklular, Orta Anadolu’da Danişmetliler, Ege bölgesinde Çaka beyliği adında Türk beylikleri kurulmuştur. Sadece Doğu Karadeniz’de Trabzon Rum İmparatorluğu, Ege, Marmara ve Batı Karadeniz de Bizans imparatorluğunun toprakları kalmıştır. Sürecin sonunda da Anadolu’daki Türk beylikleri Anadolu Selçuklu devletine katılmışlardır. Sonuçta Bizans ve Doğu Karadeniz’deki Trabzon Rum İmparatorluğu’nun dışında Anadolu’da sadece Selçuklu Türk devleti yani Türkiye vardır.

Moğol saldırıları sonucunda Anadolu Selçuklu Devleti tekrar kendini oluşturan Türk beyliklerine ayrılmıştır. Bu beylikler, Akdeniz bölgesinde Alaiye, Tekeoğulları,Ramazanoğulları, Ege bölgesinde Saruhanoğulları, Aydınoğulları, Karesioğulları, Menteşeoğulları, Karadeniz bölgesinde Çandaroğulları, Canik beyliği, Çobanoğulları, Pervaneoğulları, Orta Anadolu’da, Dulkadiroğluları, Ertan’a Beyliği,Erzincan Beyliği, Eşrefoğulları, Germiyanoğulları,Hamitoğulları,İnançoğulları,Kadı Burhaneddin Devleti,Karamanoğulları, Taceddinoğulları ve Marmara bölgesinde Osmanoğulları beylikleridir. Yine sürecin sonunda Tüm beylikler Osmanlı beyliğine katılmış, sırası gelince Bizans ve Trabzon Rum İmparatorluğu da fethedilmiştir. Bu süreç sonunda Trakya ve Anadolu’da Türkiye devleti dışında devlet kalmamıştır.

Osmanlı döneminde 20.yy’ın başlarında I. Dünya Savaşı sonunda Anadolu dışındaki topraklar kaybedildi. Osmanlı döneminin bugünkü coğrafyasında asli ismi ile Türkiye rejim değişikliği yaparak Cumhuriyete dönüştü.

Bin yıllık Türkiye tarihi gösteriyor ki Anadolu toprakları üzerinde Türkler başka uluslara ait ne bir devletle federasyona girmiş ne de egemenlikleri altında yine başka uluslara ait özerk bir bölge bulunmuştur. Bu sebeple Türkiye Selçuklu ve Osmanlı hanedanlarının yönetiminde yaklaşık dokuz asırlık dönemde ve son yüz yıllık Cumhuriyet döneminde hep müstakil bir Türk devleti konumundadır.

İşte bu durumu tespit etmek üzere anayasamızda  “Türkiye bir Türk Devletidir” şeklinde bir madde olmalıdır. Buradaki Türk ifadesi ırk temelli değil, sosyolojik ve tarih temellidir. Türkiye, vatandaşı olan herkesin  devletidir. Fakat kimliği itibarı ile devlet Türk devletidir.

Türkiye bu günkü sınırları  özelinde bin yıllık tarihimiz sürecinde ne coğrafyamızın her hangi bir kısmı kendi bütünlüğünden kısmen veya tamamen ayrılmış, ne da başka bir devletin bir bölgesini egemenliği altına almış değildir.

Dolayısı ile bu günkü sınırlarımız dâhilinde başka hiçbir millet siyasi idari  yapılanma hakkına sahip değildir. Herhangi bir milletin Türkiye toprakları üzerinde bir hak iddia etmesi bu tarihi gerçeklik sebebi ile mümkün değildir.

Anadolu’nun bin yıllık tarihi Türkiye’nin  bu günkü sınırlar dâhilinde bir Türk devleti olduğunun şahidi ve muhafızıdır.

 
Etiketler: DEVLETİN, KİMLİĞİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı