Haber Detayı
07 Haziran 2021 - Pazartesi 04:30
 
SİYASETTE KREDİYİ TÜKETMEMEK LAZIM
GÜNCEL Haberi
SİYASETTE KREDİYİ TÜKETMEMEK LAZIM

KOCAELİ HABERİ CENGİZ YUCAK Siyasetçiler için siyaset yapmak, sadece seçimlerde aday olup bir yerlere gelmekten ibaret değildir, siyaset yapmak her dönemde siyaseten aranılan, sorulan, ziyaret edilen ve danışılan kişi olarak kalmak demektir..

Ve dahası bir siyasetçinin, siyasi ömrünü ne kendi belirleyebilir ne de başkası..
Bizzat seçmenin kendisi belirler yani millet belirler..

Millet bu konuda o kadar belirleyici ve kararlıdır ki;
Parti lideri veya teşkilatın çizdiği bir siyasi isme bile “sen siyasetine devam et biz arkandayız” diyerek itibar göstermeye devam ettiği gibi partisinin siyasi ömrünün bitmesine rağmen o benimsediği siyasetçiye halen bir başkan veya milletvekiliymiş gibi karşılaştığı her yerde saygıda ve hürmette kusur etmez..

Bunun adı siyasette kredidir..
Millet siyasetçisine krediyi kendisi açar ve yine  kendisi kapatır..

Peki bu siyasi kredi konusunda milletin kıstasları nelerdir?
Birincisi siyasetçinin kendisine yani millete dokunabilmeyi başarabilmiş  olmasıdır, ikincisi ise millete hizmet etmeyi becerebilmiş olmasıdır..

Bu ikisini başarabilmiş bir siyasetçiye, millet her zaman her yerde hem saygıda, sevgide kusur etmez hem de kendisine sorulduğu takdirde oylarıyla siyasi desteğini tam verir..

Ha bir de unutmadan millet “hizmet için siyaset yapacağım” diye yola çıkan her siyasetçiye baştan kredisini açar ama o kredinin devamı koşullarını da yukarda yazdığım gibi “hizmet etme” ve ”millete yakın olma” koşuluna bağlar..

Millet bu konuda çok kararlıdır ve inatçıdır..
Mesela dönemin siyasi ve yargı gücünün siyaseten bitirmek için hapse mahkum ettiği Recep Tayip Erdoğan’a sahip çıkarak Cumhurbaşkanlığına kadar yükselttiği gibi Ak Parti iktidarının ve YSK’nın aynı şekilde “seçim tekrarı” ile siyaseten bitirmeye çalıştıkları Ekrem İmamoğlu’na da sahip çıkarak, ilk seçimdeki 13 binlik oy farkı desteğini ikinci seçim tekrarında 815 bine yükseltti..

Siyaset kredisi üzerine yazdığım bu yazımı, Kocaeli’den  isimlerle örneklendirmek gerekirse genel bazda İzmitli siyasetçimiz Meral Akşener’i örnek gösterebiliriz..
DYP’den önce milletvekili seçiliyor ardından Bakan oluyor..
DYP siyaseten bitiyor ama Akşener bitmiyor..
MHP’den milletvekili oluyor, TBMM Meclis Başkan vekili oluyor..
MHP onu partiden kovarak siyaseten bitirmek istiyor ama millet her türlü engellemelere rağmen ona yeni bir parti kurduruyor ve partisini de MHP’den daha güçlü bir konuma getiriyor..

Mesela ANAP çoktan bitmesine rağmen ANAP Kocaeli eski milletvekili Sefer Ekşi ve ANAP’lı Dilovası eski belediye başkanı Ercan Dalkılıç gibi hizmet etmiş ve halka dokunmayı başarabilmiş isimler halen gittikleri her yerde ve bulundukları her ortamda başkanmış, milletvekiliymiş gibi itibar görmeye ve danışılan kişi olmay devam ediyorlar..

Ak Parti Kocaeli’ye gelince;
Çok yakından birebir tanıdıklarımdan Kocaeli eski Büyükşehir belediye başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Kocaeli eski milletvekili Mehmet Ali Okur, Kocaeli eski il başkanı Mahmut Civelek, Gebze eski belediye başkanları İbrahim Pehlivan ve Adnan Köşker’in milletin gözünde halen siyasi kredilerinin devam ettiğini düşünenlerdenim.

Yani şu veya bu parti adına olmaksızın siyaset için sahaya indiklerinde kendilerine itibar gösterileceğine ve bir karşılıklarının olduğuna  inananlardanım..

Mesela Ak Partiden ihraç edilmesine rağmen Çayırova eski belediye başkanı Şevki Demirci’nin de, siyaseten millette bir karşılığı var. Yani partisinin siyasetini noktaladığı Şevki Demirci için millet son sözünü henüz söylememiştir..

Netice itibari ile bir siyasetçi için en kötüsü, partisinden yediği çizik değil, milletten görülen“kırımız kart”tır..

Kaynak: Editör: CENGİZ YUCAK
Etiketler: SİYASETTE, KREDİYİ, TÜKETMEMEK, LAZIM,
Yorumlar
Haber Yazılımı