Bu fotoğrafların arkasında başarılı bir Türk gencinin öyküsü çıktı

Yaşam 17.06.2024 - 08:37, Güncelleme: 17.06.2024 - 08:53
 

Bu fotoğrafların arkasında başarılı bir Türk gencinin öyküsü çıktı

KOCAELİ HABERİ - Cengiz Yucak
A Milli Kadın Voleybol Takımımızın başarılı oyuncusu Melissa Vargas'ın Fenerbahçe'yi bıraktığı ve Çin'e transfer olduğu haberi açıklanınca, biz de 21 Ekim 2023 tarihinde bu haberi anında okurlarımız ile paylaşmıştık. Çünkü Voleybol Takımı maçlarında kazandırdığı sayılar ile ülkemize, Avrupa ve Dünya şampiyonlukları kazandıran Melissa Vargas herkesin sevgi ve hayranlığını kazandıran bir isim olmuştu.. Dünya genelinde voleybolun en parlak yıldızlarından birisi olan Melissa Vargas'ın bu Çin’e transfer haberi için fotoğraf arayışımızda doğal olarak kendi sosyal medya sayfasına baktık ve kendi instagram sayfasına koymuş olduğu fotoğraflardan en güzeli olan yukarıdaki fotoğrafı tercih ettik.. Bu haberimizden yedi ay sonra haberde kullandığımız bu fotoğrafın Spor Fotoğrafçısı Yaşar Yılmaz tarafından çekilmiş olduğu uyarısını aldık ve anında yayından kaldırdık. Oysa biz, Melissa Vargas’ın kendi sosyal medya sayfasından paylaştığı yüzlerce fotoğraftan birisi olduğu için bu fotoğrafında kendinse ait olduğunu düşünmüştük.. Sonrasında Melissa Vargas'ın maçtaki o  güzel anını yakalayıp bu fotoğrafı çeken Spor Fotoğrafçısı Yaşar Yılmaz’ı merak ettik ve medyada yaptığımız taramada, apayrı bir başarı öyküsü yakaladık ve “işte bu da bir haberdir” dedik.. Aslen Kahramanmaraşlı olan ve uzun yıllardan beri Polonya’da yaşayan Yaşar Yılmaz bir taraftan çok profesyonelce spor fotoğrafları çekimleri yaparken diğer taraftan da POTIAD (Polonya Türkiye İş Adamları Derneği) genel sekreter yardımcılığı görevini yürütüyor. Yaşar Yılmaz, Polonya’da bir taraftan dış ticaretimize katkı sunmak için iş adamlarına danışmanlık sağlayarak, Türkiye-Polonya arasındaki ticaret köprüsüne destek verirken, diğer taraftan da Milli takımlarımız ve Türk takımlarımız Polonya’ya maça gittiğinde, Polonya’da yaşayan Türklerle birlikte maçlarda desteğe giderek, profesyonelce güzel fotoğraflar çekiyor. Ve muhtemelen de bizim haberimizde kullandığımız o güzel Melissa Vargas fotoğrafı da o maçlardan birisinde çekilmişti.. Oggusto.com haber sitesinde, 03.06.2024 tarihinde yayınlanan söyleşide, Polonya’da yaşayan bu başarılı Türk genci Yaşar Yılmaz ile ilgili olarak bakın daha neler yer almıştı; Spor Fotoğrafçısı Yaşar Yılmaz ile Mesleği Üzerine Müsabakalarda yakaladığı heyecanlı fotoğraflarla tanıdığımız Yaşar Yılmaz’dan mesleğini ve merak edilen detayları dinledik. Sporun heyecanını ve enerjisini yakalamanın en iyi yollarından biri, doğru anı ölümsüzleştiren bir fotoğraf karesidir. Bu fotoğraflar, yalnızca bir anı yakalamakla kalmaz, aynı zamanda sporcuların ruhunu, sahadaki mücadelenin gücünü ve izleyicilerin coşkusunu da ortaya çıkarır. Bu büyüleyici sanat dalının ardındaki sırları keşfeden ve sporun nabzını fotoğraflarla tutmayı başaran Yaşar Yılmaz ile bir araya geldik ve mesleğine dair merak ettiklerimizi kendisine sorduk. Sizi ve yaptığınız işi sizden dinleyebilir miyiz? Merhabalar, öncelikle OGGUSTO ekibinin ilgisine ve röportaj için teşekkür ederim. Özellikle spor, teknoloji ve sanat sayfalarını yurt dışında yaşayan birisi olarak Türkçe bir şeyler okumak istediğimde takip ettiğimi ve makaleleri okumaktan zevk aldığımı belirtmek isterim. Ben uzun yıllardır Polonya’da yaşıyorum, aslen Kahramanmaraşlıyım. Polonya’da şu an yaşayan tek Türk spor fotoğrafçısıyım. Milli takımlarımız ve Türk takımlarımız Polonya’ya geldiğinde Varşova Büyükelçiliği çalışanları ve Polonya’da yaşayan Türklerle maçlarda desteğe gidip fotoğraf çeken bir spor fotoğrafçısıyım diyebiliriz. Aynı zamanda POTIAD (Polonya Türkiye İş Adamları Derneği) genel sekreter yardımcılığı yapmaktayım. Hem dış ticaret hem de iş adamlarına danışmanlık sağlayarak Türkiye-Polonya arasındaki ticaret köprüsüne destek vermekteyim. Spor fotoğrafçılığının yanında tekstil firmalarına katalog çekimleri, restoranlarda mekân ve yemek çekimleri, Polonya’daki Türk firmalarının etkinlik ve kutlamalarında fotoğraflar çekerek hayatımı sürdürmekteyim. Spor fotoğrafçılığına nasıl başladınız ve sizi bu alana yönlendiren şeyler neler oldu? Aslında çok fazla sektörde çalışma şansı yakaladım. Etrafımdaki kişiler önceden beri çok dikkatli olduğumu söylüyorlar, yapmış olduğum bütün işlerde detayları iyi görüp, iyi bir şekilde gözlem yapmaya çalışıyorum. Fotoğraf her zaman hayatımda, kameram ya da telefonum her zaman yanımda oldu. 20 yıldan fazla zamandır fotoğraf çekiyorum, her zaman zamanı durdurma ve ileride hatırlanabilecek anlar yakalamaya hevesim ve arzum vardı. Bu arzum beni fotoğrafçılığa sürükledi ve en zevk aldığım fotoğrafçılık spor fotoğrafçılığı oldu. Spor fotoğrafçılığında saniyeler hatta saliseler çok önemlidir. Hızlı gerçekleşen aksiyonları tam zamanında net ve güzel bir şekilde yakalamak günümüz medyası içinde çok önemli bir faktör haline geldi. Bu ihtiyaç beni her gün daha fazla motive etti ve her gün aynı şekilde aynı performansı göstermek için yaşamaya devam etmeye başladım. Ticari fotoğrafçılığın yanında hayvan, çiçek ve astro fotoğrafçılığı yaparak boş zamanlarımı değerlendirmeyi seven biriyim. Bir spor etkinliğini çekmek için nasıl hazırlanıyorsunuz? Farklı spor etkinlikleri çekmeyi sevsem de genelde en çok ilgilendiğim spor voleyboldur, bunun yanında basketbol ve diğer sporları da çekmeyi seviyorum. Ne kadar çok hareket olursa benim için o kadar iyi oluyor. Her spor etkinliğinin kendine has özellikleri ve oynanma şekli var. Etkinliğe göre bir gün önceden ne yapabilirim, nerden çeksem güzel olur diye sürekli düşünen ve başka spor fotoğrafçılarının yapmış oldukları fotoğrafları inceleyerek en yüksek performansı nasıl verebilirim diye hareket ederim. Spor fotoğrafçılığında copy paste olayı maalesef yok, eğer bir şeyi elde etmek istiyorsanız her gün aynı şeyleri tekrarlamanız gerekiyor. Bazen en güzel anı yakalamak için sabretmeniz ve gözlem yeteneğinizin çok iyi olması gereklidir. Oyuncuları ya da etrafımda olan biteni çok iyi şekilde takip edip kimin ne yapacağını önceden tahmin etmek spor fotoğrafçılığında en yüksek seviyede kendimi göstermeme yardımcı olmuştur. Dinamik ve hareketli anları yakalamak için özel teknikleriniz var mı? Belki de bu soruda biraz “foto muhabirliği” ve “spor fotoğrafçılığı”ndan bahsetmek gerekiyor. Bu iki işin birbirinden farklı olduğunu söylemem lazım. Çok kaliteli foto muhabirler var, çok güzel anları yakalayıp çok güzel metinler hazırlayıp inanılmaz haberler yapıyorlar. Fakat bunun yanında sadece metine fotoğraf çekmek için foto muhabirliği yapanlarda var. Yani fotoğraf her ne kadar önemli olsa da haberi yapmak için harcanan zamanda fotoğraf çekilemediği için “bir fotoğraf” koyup geçilebiliyor. Bu noktada kağıt üzerinde her ne kadar görevimiz “foto muhabiri” olarak geçse de ben spor fotoğrafçısıyım. Spor fotoğrafçısı farklı açılardan, farklı anları yakalayan, özellikle ışığın nereden geldiğine dikkat eden, oyunu ve oyuncuları çok iyi gözlemleyip ona göre yer değiştiren birisidir. Özellikle arka plana çok dikkat edip, fotoğrafçılıkta bookah dediğimiz arka planı güzel bir şekilde yansıtan ve ambiyans yaratan kişilerin yaptığı iştir. Dinamik ve hareketli anları yakalamak için en önemli şey oyuncuları çok iyi şekilde takip etmek ve gözlemlemek. Onların nabzı yükseldiğinde ne yapabileceklerini kestirmeniz gerekmekte. Oyun ne kadar başa baş ve zor geçerse fotoğrafçının güzel an yakalama şansı da o kadar artıyor. Spor fotoğrafçılığında karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oluyor? Aslında çok fazla problem ya da zorluk yaşayan biri değilim. Her zaman yanımda yedek parçalarım, bataryalarım bulunur. Sadece bir kere maçın heyecanına kapılıp bataryamın biteceğini görmemiştim ve maç sonu fotoğrafı çekebilmek için çantama gidene kadar iş işten geçmişti. Elektronik problemler olmazsa herhangi bir aksaklık olmuyor. Fakat birkaç şeye burada değinmek istiyorum. Her organizasyonun kendine göre kuralları olur bu kuralları sözlü de verebilirler maç öncesinde ama genelde yazılı bir şekilde belirlenir. Bu kurallara uyulmaması durumunda suç ve cezalandırmalar da o dokümanda yazar. İnsanlar buna göre davranır ve herkes sınırlarını bilir. Avrupa’da maçlardan önce yaptığım ilk iş budur. Nerelere gidebilirim, nerden fotoğraf çekebilirim vs. Ben bu kuralları hep okuyup ona göre hareket eden biriyim. Maalesef bu kurallar Türkiye’de farklı işliyor, en çok fotoğraf çekmeyi sevdiğim yer olan top toplayıcı çocukların bulunduğu köşedir. File altı fotoğraflarını ya da libero manşet fotoğraflarını buradan mükemmel çekebilirsiniz. Her ne sebepse Ankara’daki bir maçta maalesef saha amiri gelip “Buradan çekme oyuncuları sakatlayabilirsin” diye beni uyardı. Bunca senedir hiçbir sakatlığa sebebiyet vermediğim gibi, birçok kez saha dışına giden topu seyircinin tekrar bilinçsiz şekilde sahaya atmasını engelleyen ve sakatlığa yol açmamasını sağlamaya çalışırım. Bir diğer maçta istatistikçilerin arkasında dururken “ileride çek” diyen saha amiri olabiliyor. Herkesin kendi görev ve yetkilerini iyi biliyor olması lazım, özellikle bu Türkiye’de çok suistimal edilebiliyor. Tek isteğim voleybol ülkesi olmak istiyorsak saha içinde, kenarında, tribünde, kısacası salondaki her insanı güzelce eğitmek ve sınırlarını bilmelerini sağlamak. Şimdiye kadar çektiğiniz en anlamlı spor fotoğrafı hangisiydi? Fotoğraflarım arasında gerçekten ayrım yapamayan ve her fotoğrafın ayrı güzel olduğuna inan biriyim. Birçok fotoğrafım haber kaynağı olarak gösterildi ama sanıyorum sizin de sitenizde yayınlanan Melissa Vargas’ın eli göğsünde benim tabirimle “Eyvallah” diyerek tribünleri selamladığı fotoğraf çok anlamlı olmuştu. Hem habercilik anlamında hem de fotoğrafçı başarısı olarak güzel bir anı bıraktığını söyleyebilirim. Diğer fotoğraflarım kadar hiç olmadığı kadar tebrik mesajı aldım. Bu beni çok gururlandırmıştı. Söyleşinin tamamını okumak için tıklayınız (Bu içerikteki görsellerin hakları Yaşar Yılmaz’a aittir.)
KOCAELİ HABERİ - Cengiz Yucak

A Milli Kadın Voleybol Takımımızın başarılı oyuncusu Melissa Vargas'ın Fenerbahçe'yi bıraktığı ve Çin'e transfer olduğu haberi açıklanınca, biz de 21 Ekim 2023 tarihinde bu haberi anında okurlarımız ile paylaşmıştık. Çünkü Voleybol Takımı maçlarında kazandırdığı sayılar ile ülkemize, Avrupa ve Dünya şampiyonlukları kazandıran Melissa Vargas herkesin sevgi ve hayranlığını kazandıran bir isim olmuştu..

Dünya genelinde voleybolun en parlak yıldızlarından birisi olan Melissa Vargas'ın bu Çin’e transfer haberi için fotoğraf arayışımızda doğal olarak kendi sosyal medya sayfasına baktık ve kendi instagram sayfasına koymuş olduğu fotoğraflardan en güzeli olan yukarıdaki fotoğrafı tercih ettik..

Bu haberimizden yedi ay sonra haberde kullandığımız bu fotoğrafın Spor Fotoğrafçısı Yaşar Yılmaz tarafından çekilmiş olduğu uyarısını aldık ve anında yayından kaldırdık. Oysa biz, Melissa Vargas’ın kendi sosyal medya sayfasından paylaştığı yüzlerce fotoğraftan birisi olduğu için bu fotoğrafında kendinse ait olduğunu düşünmüştük..

Sonrasında Melissa Vargas'ın maçtaki o  güzel anını yakalayıp bu fotoğrafı çeken Spor Fotoğrafçısı Yaşar Yılmaz’ı merak ettik ve medyada yaptığımız taramada, apayrı bir başarı öyküsü yakaladık ve “işte bu da bir haberdir” dedik..

Aslen Kahramanmaraşlı olan ve uzun yıllardan beri Polonya’da yaşayan Yaşar Yılmaz bir taraftan çok profesyonelce spor fotoğrafları çekimleri yaparken diğer taraftan da POTIAD (Polonya Türkiye İş Adamları Derneği) genel sekreter yardımcılığı görevini yürütüyor.

Yaşar Yılmaz, Polonya’da bir taraftan dış ticaretimize katkı sunmak için iş adamlarına danışmanlık sağlayarak, Türkiye-Polonya arasındaki ticaret köprüsüne destek verirken, diğer taraftan da Milli takımlarımız ve Türk takımlarımız Polonya’ya maça gittiğinde, Polonya’da yaşayan Türklerle birlikte maçlarda desteğe giderek, profesyonelce güzel fotoğraflar çekiyor. Ve muhtemelen de bizim haberimizde kullandığımız o güzel Melissa Vargas fotoğrafı da o maçlardan birisinde çekilmişti..

Oggusto.com haber sitesinde, 03.06.2024 tarihinde yayınlanan söyleşide, Polonya’da yaşayan bu başarılı Türk genci Yaşar Yılmaz ile ilgili olarak bakın daha neler yer almıştı;

Spor Fotoğrafçısı Yaşar Yılmaz ile Mesleği Üzerine
Müsabakalarda yakaladığı heyecanlı fotoğraflarla tanıdığımız Yaşar Yılmaz’dan mesleğini ve merak edilen detayları dinledik. Sporun heyecanını ve enerjisini yakalamanın en iyi yollarından biri, doğru anı ölümsüzleştiren bir fotoğraf karesidir. Bu fotoğraflar, yalnızca bir anı yakalamakla kalmaz, aynı zamanda sporcuların ruhunu, sahadaki mücadelenin gücünü ve izleyicilerin coşkusunu da ortaya çıkarır. Bu büyüleyici sanat dalının ardındaki sırları keşfeden ve sporun nabzını fotoğraflarla tutmayı başaran Yaşar Yılmaz ile bir araya geldik ve mesleğine dair merak ettiklerimizi kendisine sorduk.

Sizi ve yaptığınız işi sizden dinleyebilir miyiz?

Merhabalar, öncelikle OGGUSTO ekibinin ilgisine ve röportaj için teşekkür ederim. Özellikle spor, teknoloji ve sanat sayfalarını yurt dışında yaşayan birisi olarak Türkçe bir şeyler okumak istediğimde takip ettiğimi ve makaleleri okumaktan zevk aldığımı belirtmek isterim. Ben uzun yıllardır Polonya’da yaşıyorum, aslen Kahramanmaraşlıyım. Polonya’da şu an yaşayan tek Türk spor fotoğrafçısıyım. Milli takımlarımız ve Türk takımlarımız Polonya’ya geldiğinde Varşova Büyükelçiliği çalışanları ve Polonya’da yaşayan Türklerle maçlarda desteğe gidip fotoğraf çeken bir spor fotoğrafçısıyım diyebiliriz.

Aynı zamanda POTIAD (Polonya Türkiye İş Adamları Derneği) genel sekreter yardımcılığı yapmaktayım. Hem dış ticaret hem de iş adamlarına danışmanlık sağlayarak Türkiye-Polonya arasındaki ticaret köprüsüne destek vermekteyim. Spor fotoğrafçılığının yanında tekstil firmalarına katalog çekimleri, restoranlarda mekân ve yemek çekimleri, Polonya’daki Türk firmalarının etkinlik ve kutlamalarında fotoğraflar çekerek hayatımı sürdürmekteyim.

Spor fotoğrafçılığına nasıl başladınız ve sizi bu alana yönlendiren şeyler neler oldu?
Aslında çok fazla sektörde çalışma şansı yakaladım. Etrafımdaki kişiler önceden beri çok dikkatli olduğumu söylüyorlar, yapmış olduğum bütün işlerde detayları iyi görüp, iyi bir şekilde gözlem yapmaya çalışıyorum. Fotoğraf her zaman hayatımda, kameram ya da telefonum her zaman yanımda oldu. 20 yıldan fazla zamandır fotoğraf çekiyorum, her zaman zamanı durdurma ve ileride hatırlanabilecek anlar yakalamaya hevesim ve arzum vardı. Bu arzum beni fotoğrafçılığa sürükledi ve en zevk aldığım fotoğrafçılık spor fotoğrafçılığı oldu. Spor fotoğrafçılığında saniyeler hatta saliseler çok önemlidir. Hızlı gerçekleşen aksiyonları tam zamanında net ve güzel bir şekilde yakalamak günümüz medyası içinde çok önemli bir faktör haline geldi. Bu ihtiyaç beni her gün daha fazla motive etti ve her gün aynı şekilde aynı performansı göstermek için yaşamaya devam etmeye başladım.

Ticari fotoğrafçılığın yanında hayvan, çiçek ve astro fotoğrafçılığı yaparak boş zamanlarımı değerlendirmeyi seven biriyim.

Bir spor etkinliğini çekmek için nasıl hazırlanıyorsunuz?
Farklı spor etkinlikleri çekmeyi sevsem de genelde en çok ilgilendiğim spor voleyboldur, bunun yanında basketbol ve diğer sporları da çekmeyi seviyorum. Ne kadar çok hareket olursa benim için o kadar iyi oluyor. Her spor etkinliğinin kendine has özellikleri ve oynanma şekli var. Etkinliğe göre bir gün önceden ne yapabilirim, nerden çeksem güzel olur diye sürekli düşünen ve başka spor fotoğrafçılarının yapmış oldukları fotoğrafları inceleyerek en yüksek performansı nasıl verebilirim diye hareket ederim. Spor fotoğrafçılığında copy paste olayı maalesef yok, eğer bir şeyi elde etmek istiyorsanız her gün aynı şeyleri tekrarlamanız gerekiyor. Bazen en güzel anı yakalamak için sabretmeniz ve gözlem yeteneğinizin çok iyi olması gereklidir. Oyuncuları ya da etrafımda olan biteni çok iyi şekilde takip edip kimin ne yapacağını önceden tahmin etmek spor fotoğrafçılığında en yüksek seviyede kendimi göstermeme yardımcı olmuştur.

Dinamik ve hareketli anları yakalamak için özel teknikleriniz var mı?
Belki de bu soruda biraz “foto muhabirliği” ve “spor fotoğrafçılığı”ndan bahsetmek gerekiyor. Bu iki işin birbirinden farklı olduğunu söylemem lazım. Çok kaliteli foto muhabirler var, çok güzel anları yakalayıp çok güzel metinler hazırlayıp inanılmaz haberler yapıyorlar. Fakat bunun yanında sadece metine fotoğraf çekmek için foto muhabirliği yapanlarda var. Yani fotoğraf her ne kadar önemli olsa da haberi yapmak için harcanan zamanda fotoğraf çekilemediği için “bir fotoğraf” koyup geçilebiliyor. Bu noktada kağıt üzerinde her ne kadar görevimiz “foto muhabiri” olarak geçse de ben spor fotoğrafçısıyım.

Spor fotoğrafçısı farklı açılardan, farklı anları yakalayan, özellikle ışığın nereden geldiğine dikkat eden, oyunu ve oyuncuları çok iyi gözlemleyip ona göre yer değiştiren birisidir. Özellikle arka plana çok dikkat edip, fotoğrafçılıkta bookah dediğimiz arka planı güzel bir şekilde yansıtan ve ambiyans yaratan kişilerin yaptığı iştir.

Dinamik ve hareketli anları yakalamak için en önemli şey oyuncuları çok iyi şekilde takip etmek ve gözlemlemek. Onların nabzı yükseldiğinde ne yapabileceklerini kestirmeniz gerekmekte. Oyun ne kadar başa baş ve zor geçerse fotoğrafçının güzel an yakalama şansı da o kadar artıyor.

Spor fotoğrafçılığında karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oluyor?
Aslında çok fazla problem ya da zorluk yaşayan biri değilim. Her zaman yanımda yedek parçalarım, bataryalarım bulunur. Sadece bir kere maçın heyecanına kapılıp bataryamın biteceğini görmemiştim ve maç sonu fotoğrafı çekebilmek için çantama gidene kadar iş işten geçmişti. Elektronik problemler olmazsa herhangi bir aksaklık olmuyor.

Fakat birkaç şeye burada değinmek istiyorum. Her organizasyonun kendine göre kuralları olur bu kuralları sözlü de verebilirler maç öncesinde ama genelde yazılı bir şekilde belirlenir. Bu kurallara uyulmaması durumunda suç ve cezalandırmalar da o dokümanda yazar. İnsanlar buna göre davranır ve herkes sınırlarını bilir. Avrupa’da maçlardan önce yaptığım ilk iş budur. Nerelere gidebilirim, nerden fotoğraf çekebilirim vs. Ben bu kuralları hep okuyup ona göre hareket eden biriyim. Maalesef bu kurallar Türkiye’de farklı işliyor, en çok fotoğraf çekmeyi sevdiğim yer olan top toplayıcı çocukların bulunduğu köşedir. File altı fotoğraflarını ya da libero manşet fotoğraflarını buradan mükemmel çekebilirsiniz. Her ne sebepse Ankara’daki bir maçta maalesef saha amiri gelip “Buradan çekme oyuncuları sakatlayabilirsin” diye beni uyardı. Bunca senedir hiçbir sakatlığa sebebiyet vermediğim gibi, birçok kez saha dışına giden topu seyircinin tekrar bilinçsiz şekilde sahaya atmasını engelleyen ve sakatlığa yol açmamasını sağlamaya çalışırım. Bir diğer maçta istatistikçilerin arkasında dururken “ileride çek” diyen saha amiri olabiliyor. Herkesin kendi görev ve yetkilerini iyi biliyor olması lazım, özellikle bu Türkiye’de çok suistimal edilebiliyor.

Tek isteğim voleybol ülkesi olmak istiyorsak saha içinde, kenarında, tribünde, kısacası salondaki her insanı güzelce eğitmek ve sınırlarını bilmelerini sağlamak.

Şimdiye kadar çektiğiniz en anlamlı spor fotoğrafı hangisiydi?
Fotoğraflarım arasında gerçekten ayrım yapamayan ve her fotoğrafın ayrı güzel olduğuna inan biriyim. Birçok fotoğrafım haber kaynağı olarak gösterildi ama sanıyorum sizin de sitenizde yayınlanan Melissa Vargas’ın eli göğsünde benim tabirimle “Eyvallah” diyerek tribünleri selamladığı fotoğraf çok anlamlı olmuştu. Hem habercilik anlamında hem de fotoğrafçı başarısı olarak güzel bir anı bıraktığını söyleyebilirim. Diğer fotoğraflarım kadar hiç olmadığı kadar tebrik mesajı aldım. Bu beni çok gururlandırmıştı.
Söyleşinin tamamını okumak için tıklayınız

(Bu içerikteki görsellerin hakları Yaşar Yılmaz’a aittir.)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaelihaberi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.